12 Ekim 2022 Çarşamba

Yaz akşamlarının büyüsü

 


13.05.2008


         İçim içime sığmıyor, kızlarla akşam için plan yaptık Alsancak'ta eğlenceli bir gece bizi bekliyor. Gerçi birlikte her şekilde eğlenceli, nerede olduğumuzun pek de önemi yok gibi bence :) Vapurla karşıya geçelim, bir şeyler yeriz sonrasında yeni açılan Pub a gideriz dedik. 

         Hafif bir rüzgar var tenimde hissettiğim ve rüzgarla gelen müthiş melisa kokusu. Yaz demek benim için melisa demek, melisa demek yaz demek :) İnsanın hatıralarını en hızlı kokular canlandırırmış.. Gerçekten bu kokuyla beraber üniversiteye hazırlık günlerimi, yürüyerek geçtiğim sokakları, o sokaklarda yürürken elini hiç ama hiç bırakmak istemediğin insanı ve ona karşı hissettiklerimi bir anda karşımda buldum. "Gerçekten aşıktın değil mi?. Yoksa hala aşık mısın? Bitmemesi gereken bir şekilde bitti, yarım kaldı söylemek ve yaşamak istediklerin, o yüzden böyle hissediyor olabilir misin? Şu anda karşına çıksa ona ne söylersin? 5 sene geçti ama seni hala unutamadım diyebilir misin mesela. Ya da heyecanım hiç geçmedi, seninle yapmak istediğim hayallerime yenileri eklendi, inan üstünden hiç eksilmedi diyebilir misin? Sen umurunda bile değilsin ve hala böyle hissediyorsun gerçekten yazık sana.." diye düşünürken buldum bir anda kendimi...






Yalnızlık

 


12.10.2022


         Hayal kırıklıklarıyla dolu bir hayat. Tam 14 yıl 7 ay... Neden zorladın peki, en başta bir şeylerin ters gittiğini anladığında neden bırakıp gitmedin. Hayatım çok daha farklı mı olurdu acaba? Çok daha güzel mi, huzurlu mu, canlı mı, mutlu mu? Şu an hissedemediğim neyi hissederdim?

       



Karşısına geçmiş çığlık atıyorum aylardır, mutlu değilim, iyi değilim diye.. ve hissedebildiğim tek şey sessizliğin içindeki yalnızlık. Sanki çığlıklarım bana geri dönüyor, kendi sesimi duyarken artık yokmuşum, o sesleri duyan orada karşında duran ben değilmişim gibi hissediyorum. Çıkmazdayım, gidemiyorum, kalamıyorum, mutlu olamıyorum. Ne yapacağım, ne ya pa ca ğım bilmiyorum!!!!!









23 Eylül 2022 Cuma

harikalar diyarına giriş

       

23.09.2022

          Kalbinin sesini duyabiliyordu. Heyecandan elleri titriyordu. “Bunu gerçekten yapıyor muyum? Çok uzun bir zaman dilimi ve çok uzun bir hikaye, başarabilir miyim? Tüm detaylarını hatırladığım olaylar ve çıplak kalmasını istediğim gerçekler, olabilir mi? Mideme kramplar giriyor..”

 

Kahvesinden bir yudum daha aldı ve masasına baktı. Dosyalar, önünde yapılmayı bekleyen işler, kalemlerinin yanında duran pembe küçük lipstick, arkadaşının yıllar önce doğum günü hediyesi olarak verdiği pembe çizgili kedili ataç. Birden çerçevedeki fotoğraf gözüne takıldı; bal böceğim ne kadar minikmiş nasıl da pamukmuş teni, nasıl güzel gülmüş bebeğim diye geçirdi içinden ve kalbi yine huzurla doldu. Sağ tarafında kalan Monet’nin Mavi Nilüferler tablosuna baktı ve onun orada olduğunu bile unuttuğunu fark etti.

 

Derin bir nefes aldı. “Bu şekilde kendimi nasıl çalışmaya verebilirim ki.. Sanki biri kalbimi sıkıp sıkıp bırakıyor. Bıraktığı an nefes alıyorum sonra tekrar boğuluyorum. Aynı anda hem mutlu olup hem nasıl bu kadar mutsuz olabiliyorum. Tanrım delirmeye başlamıyorum umarım” başını salladı.. “Toparlan Sofia toparlan.”